Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
 REKLAM

70 yıl sonra ilk defa bir kadın mahkum idam edildi!

488 defa okundu kategorisinde, 13 Oca 2021 - 13:49 tarihinde yayınlandı
70 yıl sonra ilk defa bir kadın mahkum idam edildi!

ABD’de yaklaşık 70 yıl sonra ilk kez idam cezası alan ve dün infazı durdurulan Lisa Montgomery adlı kadın bugün idam edildi.

ABD’nin Indiana eyaletinde federal hakim, Lisa Montgomery’nin idamını geçici olarak durdurmuştu. Söz konusu karar, kadına zehirli iğne yapılmasına saatler kala gelmişti.

Ancak Yüksek Mahkeme, infazın ertelendiğini içeren mahkeme kararını kaldırdı ve 52 yaşındaki Montgomery, eyaletteki Terre Haute kentinde yerel saatle 01.31’de zehirli iğneyle idam edildi. Montgomery’nin Avukatı Kelley Henry yaptığı açıklamada, “Lisa Montgomery’nin infazı adaletten uzak” ifadelerini kullandı.

‘AKIL SAĞLIĞI YERİNDE DEĞİL’

Hakim James Hanlon, Montgomery’nin akıl sağlının yerinde olmadığını, devletin kendisine verdiği cezanın gerekçelerini anlamasının olanaksız olduğunu vurgulayarak infazın ertelendiğini duyurmuştu. Hanlon, “Montgomery’nin şu anki zihinsel durumu gerçeklikten o kadar uzak ki devletin verdiği infaz kararının gerekçesini anlayamıyor. Mahkeme, zamanı geldiğinde ayrı bir kararla diğer duruşma için bir saat ve tarih belirleyecektir” ifadelerini kullanmıştı.

Montgomery, 1953’ten beri federal hükümet tarafından idam edilen ilk federal kadın idam mahkumu oldu. Cinayetten hüküm giyen Lisa Montgomery, 2004’te Missouri eyaletinde hamile bir kadını boğarak karnını kesip bebeğini kaçırmıştı. Montgomery 2008 yılında ölüm cezasına çarptırılırken, bebek hayatta kalmayı başarmıştı.

İdam edilecek bu canavar kadının hikayesini okumadan önce sizi uyaralım, çok acı, travmatik, korkunç bir bir olayı öğrenmek üzeresiniz… Katil Lisa Montgomery, 2004 yılında bir anneyi katledip karnındaki çocuğunu çaldı. İşte Amerikan suç tarihinin en cani davalarından birinin tüyleri diken diken eden detayları…

HİKAYESİ DE İŞLEDİĞİ SUÇ KADAR TÜYLER ÜRPERTİCİ

Bu kan donduran suçu 36 yaşındayken işleyen Montgomery idam sırasını beklerken 52 yaşına geldi. ABD tarihinde idama mahkum edilen 4. federal kadın suçlu olan Montgomery, ABD’de idam cezasına çarptırılan 55 kadından biri. Suçun kan dondurucu olmasının yanı sıra Montgomery’nin de hikayesi mahkum edildiği suç kadar tüyler ürpertici…

Tam anlamıyla dünya üzerinde cehennemi yaşayan ve ömrünü mahkumiyetler altında geçiren Lisa Montgomery’nin cinsel tacize dair ilk hatırası 3 yaşına dayanıyor. Yanında yattığı 8 yaşındaki üvey kız kardeşi Diane, erkek bakıcıları tarafından tecavüze uğrarken aynı acı deneyimi 11 yaşında kendisi de yaşamaya başlayacak ve kendisi ile annesine şiddet uygulayan alkolik üvey babası Jack ona tecavüz edecekti. Tecavüze direndiğinde şiddet gördü, aldığı darbeler sonucu beyninde travmaya dayalı hasar oluştu.

Zaman geçtikçe Jack artık bu iğrenç rutinine arkadaşlarını da davet etmeye başladı. Saatler süren tecavüz ve işkencenin ardından Lisa’nın üzerine idrarlarını yapan bu canavar ruhlu insanlara annesi de katılacaktı. 14 yaşında istismarı fark eden ve Lisa’yı susması yönünde tehdit etmeyi tercih eden anne, onun küçük bedenini pazarlamaya başladı.

Lisa Montgomery bu kan donduran çocukluğunun hemen ardından 18 yaşında evlenerek bu cehennemden kurtulmak istedi ancak hem ilk evliliğinde hem de ikinci evliliğinde istismardan kurtulamadı. 1990’da tüp ligasyonu (kadınlarda gebeliği önlemek için yumurtayı taşıyan tüplerin ameliyatla bağlanması) yaptırana kadar 4 çocuk sahibi olan Lisa Montgomery, bu operasyondan sonra bile hamilelik sanrıları yaşamaya devam ediyordu.

Lisa’nın hikayesi böyle… Okurken insanı rahatsız eden, nefesini kesen, tüylerini ürperten bu travmatik öykü dava sürecinde ortaya çıktı. Savunma makamı Lisa Montgomery’nin yıllar süren cinsel saldırılar, istismarlar ve şiddetten ötürü travmalar yaşadığını ve akli dengesinin bozulduğunu öne sürmüştü. Ancak bu talep ve tüm anlatılanlar sonucu değiştirmedi. İdam kararı çıktı.

İdam kararına götüren dava sürecine ve davaya konu olan cinayete de bir göz atmakta fayda var.

“Bobbie Jo Stinnett Cinayeti” olarak bilinen olay şöyle gelişti:

Eşi ile köpek yetiştiriciliği yapan Bobbie Jo, ilk çocuğuna 8 aylık hamileydi. Ratter Chatter adlı sohbet kanalında Lisa Montgomery ile tanışan Bobbie Jo, terrier cinsi köpek üretiyordu. Kendisinin de hamile olduğunu söyleyen Lisa, Bobbie Jo ile arkadaşlık kurmuştu. Kendisini Darlene Fischer ismiyle bir müşteri gibi tanıtan Lisa, Bobbie Jo’nun evini ziyaret etti, Bobbie Jo evine misafir olarak gelmiş bir arkadaşı gibi onu karşıladı (olay yeri incelemesinde eve zorla girildiğine dair bir ize rastlanmadı) Lisa, 16 Aralık 2004 tarihinde 23 yaşındaki kurbanını boğarak öldürdü ve karnını keserek bebeğini çaldı.

Missouri eyaletinin Skidmore şehrinde yaşanan olaydan yaklaşık bir saat sonra Bobbie Jo’nun annesi Becky Harper kızını adeta bir kan golü içinde buldu. Tüm çabalara rağmen Bobbie Jo kurtarılamadı. Cinayetin ertesi günü, 17 Aralık 2004’te Montgomery; Kansas, Melvern’deki çiftlik evinde tutuklandı. Yenidoğan bebeğin kendisinin olduğunu iddia etmişti. Mucizevi şekilde hayatta kalan 1 günlük bebeğin velayeti babasına verildi.

Bu korkunç cinayetin davasında bir nöropsikolog, Montgomery’nin maruz kaldığı kafa travmalarının, beynin saldırganlığı kontrol eden kısmına zarar vermiş olabileceğini ifade etti. Savunma avukatı Frederick Duchardt ise Montgomery’nin pseudocyesis isimli ve hastanın kendisini hamile zannettiği “Yalancı Gebelik” hastalığına sahip olduğunu iddia etti.

SAVUNMAYI SORGULATAN MAKALE

Lisa’nın korkunç hikayesi ise temyiz dosyasında yapılan derinlikli araştırma sonucunda ortaya çıktı. Asıl dava sürecinde böylesi travmatik sonuçlar doğurabilecek bir hikayenin savunma tarafından neden irdelenmediği ve davada bu detayın neden dillendirilmediği de araştırmalara konu olurken 24 Kasım 2016’da The Guardian’da David Rose tarafından yazılan makale savunma avukatı olan ve idam davalarında görev yapan Frederick Duchardt’ın kaybettiği davaları ele almış ve çok ses getirmişti.

Rose’un makalesi Duchardt’ın Montgomery için yeterli bir savunma hazırlamadığı iddiasına dönüşmüş ve idam kararı veren Yargıç Gary A. Fenner, makalenin çıkışından günler sonra Duchardt’ın çapraz sorguya alınmasını talep etmişti. Duchardt ise bu konuda kendisine yöneltilen tüm eleştirileri reddetti. Rose, yaşadığı travmalar nedeniyle erkeklere güvenemeyen Lisa Montgomery’nin dava sürecinde avukat Duchardt’la görüşmekten kaçındığını ve Duchardt’ın eşi Ryland’ın Lisa ile kaldığı hapishanede 16 kez görüştüğünü ortaya çıkarmıştı. İdam cezaları üzerine bir uzmanlığı bulunmayan Ryland, otizmli çocuklara yönelik atlarla terapi hizmeti veriyordu. Makale jürinin Montgomery için “duygusuz” ifadesinde birleştiğini de su yüzüne çıkartacaktı.

 

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Avatar